Hiç öyle gözünde büyütme, tango basittir! Hem de çok basit… İnan bana, sadece ve sadece 3 adım. O zaman neden herkes dans edemiyor diye sorduğunu duyar gibiyim. Bunun nedeni dansın kompleksitesi ya da kişinin ‘yetenek seviyesi’ değildir. Dans etmeyi bazı insanlar için zor kılan şey, önyargılar, kendine güvensizlik ve sosyal endişelerdir: ‘Ben beceremem’, ‘Yapamıyorum’, ‘Komik görünüyorum’, v.b. Bunların hepsi kendi kendimize yarattığımız koca saçmalıklardır! İstiyorsan, yaparsın. Güven bana.

Dans etmenin zor olan tek bir kısmı vardır, o da hissetmektir. Daha doğrusu hissettiğini dışavurabilmektir. Bizim gibi bastırılmış toplumlarda bu dışavurum birey için çok daha zor bir hale gelmektedir. Karartma hemen yüzünü! Zor dedim, imkansız değil. Ayrıca sana bir sır vereyim mi? Kendini anın akışına bırakabilmeyi öğrendiğinde bu ‘zorluk’ da puf diye yok olur.

Hislerimizi baskılamayı, içimizde hapsetmeyi alışkanlık haline getirmişiz. Oysa müziği, doğayı, sevgiyi hissetmek tüm duygularını kucaklamak nasıl da huzur verir insana…

Sevdiğin bir müziği aç ve gözlerini kapa, notaların büyüsüne bırak kendini, anı yaşa. En fazla 5 dakika, hadi dene. Kapat gözlerini ve kendini bırak. Bırak ki müzik seni hiç bilmediğin bir yolculuğa çıkarsın… Bu 5 dakikanın sonunda, kendini çok daha iyi hissedeceksin: Belki kaşlarının ortasındaki ince çizgide bir gevşeme, dudaklarının kenarında hüzünlü bir kıvrım ya da gözbebeklerine yerleşen huşu…

Hissetmeye odaklandığında ve bunu tango adımlarıyla birleştirdiğinde dans etmeye başlarsın. Unutma tango sadece 3 adım: öne, yana ve geriye… Bırak müzik alsın seni ve 3 adımda masallar diyarına götürsün…

Bedeninin, ruhunun zincirlerini kır! Duyumsa, özümse ve dışavur. Hisset! Özgürleş! Tek ihtiyacın olan şey bu…

Not: Osvaldo Pugliese’nin eserlerini ne zaman dinlesem, yarattığı notaların her birinde duygu patlamalarını yaşarım. Belki senin de hoşuna gider, denemek istersen aşağıdaki linklere tıkla derim…